Türkiye’nin önde gelen tarihçilerinden Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefat haberi kamuoyunda geniş yankı buldu. Akademi dünyası başta olmak üzere kültür, siyaset ve medya çevrelerinde büyük üzüntü yaşandı. Uzun yıllar boyunca tarih bilincinin toplumda yerleşmesi için çaba gösteren Ortaylı, geride güçlü bir entelektüel miras bıraktı.
Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir de yaptığı değerlendirmede Ortaylı’nın Türkiye için taşıdığı değere dikkat çekti. Aydemir, tarihçinin ilmi birikimi ve üslubuyla geniş kitlelere ulaştığını ifade etti. Türkiye’de tarih okumasının daha geniş bir zemine taşınmasında Ortaylı’nın katkısının belirleyici olduğunu söyledi.
Aydemir, Ortaylı’nın sadece akademik çevrelerde değil, toplumun her kesiminde saygı gören bir isim olduğunu vurguladı. Türkiye’nin köklü geçmişinin anlaşılması ve gelecek tasavvurunun sağlam temellere oturması bakımından Ortaylı’nın çalışmalarının kalıcı etkiler bıraktığını değerlendirdi. Türk tarihinin kritik dönemlerine dair yaptığı tespitlerin kamuoyunda geniş karşılık bulduğunu da hatırlattı.
TARİH BİLİNCİNE KATKI
Aydemir, Ortaylı’nın eserleri ve konferanslarıyla genç kuşakların tarih perspektifini güçlendirdiğini ifade etti. Türkiye’nin medeniyet birikimini anlatan çalışmaların toplumsal hafızayı canlı tuttuğunu söyledi. Bu yaklaşımın kültürel sürekliliğin korunmasında önemli bir rol oynadığını dile getirdi.
Türkiye’nin ilmi birikiminin güçlü isimler üzerinden nesilden nesile aktarıldığını belirten Aydemir, Ortaylı’nın bu zincirin önemli halkalarından biri olduğunu değerlendirdi. Tarih alanındaki birikiminin yanı sıra kamuoyuna hitap eden diliyle geniş bir etki alanı oluşturduğunu vurguladı. Bu yönüyle Ortaylı’nın akademi ile toplum arasında köprü kuran bir isim olarak öne çıktığını söyledi.
Aydemir, Ortaylı’nın ardından oluşan boşluğun ilim ve fikir dünyasında hissedileceğini ifade etti. Türkiye’nin kültürel hafızasının güçlü tutulmasının her dönem önem taşıdığını belirterek, ilmi çalışmaların kesintisiz sürmesinin gereğine işaret etti. Tarih şuurunun toplumsal birlik açısından taşıdığı değeri de değerlendirmesine ekledi.