Ana Sayfa Teknoloji Kim Kimdir? Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Dünya Spor Yerel Haberler
Yılmaz: UYZS Eylem Planımızın ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum
Yılmaz: UYZS Eylem Planımızın ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum
Meteoroloji'den kuvvetli yağış uyarısı
Meteoroloji'den kuvvetli yağış uyarısı
Kuyu-12 operasyonuyla 43 şüpheli yakalandı
Kuyu-12 operasyonuyla 43 şüpheli yakalandı
AK Parti Sözcüsü Çelik: Arzumuz, sokaklarımızın güvenli hale gelmesidir
AK Parti Sözcüsü Çelik: Arzumuz, sokaklarımızın güvenli hale gelmesidir
Yılmaz: Olimpiyat oyunlarına 48 erkek, 54 kadın sporcu ile 18 branşta katılıyoruz
Yılmaz: Olimpiyat oyunlarına 48 erkek, 54 kadın sporcu ile 18 branşta katılıyoruz

Ahmed F. YÜKSEL

Duygusal olan kazanamıyor!
3 Ekim 2013 Perşembe

Duygusallık konusunu daha önce de yazdım. Şimdi biraz daha değişik yanlarını anlatmak, yaşamımıza nasıl egemen olduğunu beyindeki bazı bölgelerden de bakarak, siz okurlara sunmak istiyorum.

Duygusallık denen illet insanların mayasında var. Basit gibi görünmesine karşın, bazen ortada hiçbir şey yokken, aniden kendini gösteriyor ya da kendini bastırmış bir şekilde saklıyor.

Ancak, değişen yaşam ve çalışma koşullarına ayak uydurabilmesi için insanın duygularını tanıması da şart.

Deniyor ki; duygularını yönetebilen, doğru iletişim ve empati kurabilenler, kazanıyor . Bir başka deyişle,duygusal zekası yüksek olanlar ve bunu kullanabilenler başarılı oluyor.

Bu görüş bir açıdan doğrudur. Ancak burada duygusallık ile duyguları birbirine karıştırmamak gerektiğini de düşünüyorum.

Hayatta hem kariyer anlamında hem de özel yaşantıda duyguları tanımak ve onları yönetmek çok özel bir meziyet gerektirmekte.

Duygusallık, duyguları başarılı yönetememeden kaynaklı, kişiye yaşamını her noktasında, başarısızlık ve mutsuzluk getirecek duyguların kontrolsüz karmaşık açığa çıkışlardır.

Kendini tanımak, duyguları seyretmek ve onları yönetebilmekle başlar. Duyguları yok sayamayız. Ancak duyguların duygusallık adı altında karmaşık hal alıp da bizlere hükmetmesine izin de veremeyiz.

İşin püf noktası da esasen burası.

Ne var ki, eğitim almış kişiler bile, basit bir konuda dahi duygusallıklarının esiri olabiliyorlar.Örneğin; sesini, tavrını, ayarlayamayıp, aklını, mantığını kullanamayabiliyorlar.

Sonuçta, kendilerini istenmedik durumlara düşürebiliyorlar.

Toplumsal yaşamdan bir örnek verelim; Olimpiyat seçmelerinde Madrid’i elememiz büyük bir çoşku ile karşılandı. Ancak kısa bir süre sonra Tokyo-İstanbul seçimi vardı.

Bunu düşünmeden zafer çığlıkları atma, bu iş bitti gözüyle bakma neyin eseriydi ki? Bu komik durum, duygusallığın sergilenmesi değil de nedir? Nasıl izah edilebilir?

Sonrası malum. Büyük düşkırıklığı.

Açık bir farkla Tokyo’nun gerisinde kalmanın getirdiği hüznü yaşadık.

Niye böyle duygusal oluyoruz ki?

Olayın bir başka incelenmesi gereken yanı da var.

Katıldığımız hemen hemen bütün spor dallarında gerideyiz. Yüzmeden tutun atletizme, basketbola kadar.

Bunun en öenmli nedeni; sosyal yaşamda, birbirimize olan davranışlarımızda, duygusallığın ön plana çıktığını ve empati kurabilme gibi duyguları kullanamadığımızı fark edemiyoruz.

Bunu biraz düşündüğümüzde önemli eksikliklerimizin olduğunu sanırım kabul edebiliriz.

Duygusallıktan vazgeçip, bu şekilde davranış ortaya koyduğumuzdaki kayıplarımızı görüp, kendimize bir ders çıkarsak herhalde daha doğru bir yaklaşım içinde oluruz.

Kısacası, duygusallığı ön planda yaşayan bugünkü insanın hali, ilk çağdakinden farklı bir durum arz etmiyor.

Şimdi, gelin isterseniz duygusallık konusunda bilimadamlarının beynin bazı bölümlerini ele alarak inceleyip, ortaya koyduklarına da bir göz atalım...

Beyinde duyguların, düşüncelerin ve hareketlerin bütünleşmesinde rol alan “bazal gangliya” adlı bir bölge var. Bu bölgenin fazlaca etkin olması endişe, kaygı, sinirlilik gibi duygusallıkları açığa çıkarabiliyor.

Duygusallık, beyindeki “singulat” adlı bölgenin aşırı çalışması ile geçmiş yaşantıları, kırgınlıkları unutamama, kin tutma, birşey istediği gibi olmadığında kızgınlık ortaya koyma şeklinde de kendini gösterebiliyor.

Diğer yandan “Prefrontal korteks”in etkin çalışmaması ise, daha çok güdüsel davranış ortaya koyma potansiyeli yaratarak, kişiyi hissi davranışlara sürükleyip, hatalardan ders çıkaramamaya sebep verebildiği gibi, sorun yaratma şeklinde de kendini gösterebiliyor.

Son olarak, “şakak lobu”nun düzenli çalışmaması da duygusal iniş ve çıkışları, dengesiz davranışları açığa çıkarabiliyor.

Unutulmamalı ki; gerçeklere aykırı düşecek, öz değerlere yapılacak yukarıda da incelediğimiz böylesine zıt hareketler, kimseye bir yarar getirmez.

Sevgili okurlar!

Hayatın duygusal olmayanın kazanması kuralına göre bir gelişme gösterdiğinin farkındasınız umarım.

Unutulmaması gereken husus; güven ortamının oluşması, olumlu diyologların tesisi, kişisel duyguların hükmettiği açığa çıkışlarla değil, duyguların tanıyıp , bunların farkına varan ve onları yönetebilen insanlarla  gerçekleşiyor olması.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANKARA GAZETESİ
YAZARLAR
Oylum DEMİRAY
Oylum DEMİRAY
Efkan Ala'nın 15 Temmuz Açıklamaları ve Süleyman Soylu'ya Yönelik Haksız Eleştiriler
Dilek YILMAZ
Dilek YILMAZ
Toplumun değişim talebi görmezden gelinemez
Durak Avcıoğlu
Durak Avcıoğlu
Bayraktar hazımsızlığı
İlker Tosun
İlker Tosun
Bahçeli Grupta neye dikkat çekti
Erkan Zorlu
Erkan Zorlu
Sığır beyni taşıyan bir zavallının düşündürdükleri
ANKARA
TWITTER'DA ANKARA GAZETESİ
FACEBOOK'TA ANKARA GAZETESİ
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Türkiye'nin aktif dış politikasını nasıl buluyorsunuz?

Doğru Buluyorum
Yanlış Buluyorum
Fikrim Yok

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Ana Sayfa Teknoloji Kim Kimdir? Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Dünya
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri