Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji Kim Kimdir?
PFDK’dan Fenerbahçe, Beşiktaş ve Kocaelispor’a Para Cezası
PFDK’dan Fenerbahçe, Beşiktaş ve Kocaelispor’a Para Cezası
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya, Arjantin ve Katar Büyükelçilerini Kabul Etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya, Arjantin ve Katar Büyükelçilerini Kabul Etti
Bakan Tunç: Çözüm Yeni ve Sivil Anayasa
Bakan Tunç: Çözüm Yeni ve Sivil Anayasa
Aralık 2025 Sanayi Üretimi Verileri Açıklandı
Aralık 2025 Sanayi Üretimi Verileri Açıklandı
İnşaat Maliyet Endeksinde Yıllık Artış Yüzde 24’ü Aştı
İnşaat Maliyet Endeksinde Yıllık Artış Yüzde 24’ü Aştı

Talat Paşa Aydemir

MANEVÎ SÜREKLİLİKTEN MODERN DEVLETE: ANKARA’NIN SESSİZ BAŞKENTLİĞİ
11 Şubat 2025 Salı

Ankara’nın manevî merkez oluşu, Cumhuriyet’le birlikte sona ermiş bir vasıf değildir. Aksine, bu özellik modern devletin kuruluş sürecinde farklı bir biçime bürünerek devam etmiştir. Burada yaşanan dönüşüm, manevî olanın bütünüyle tasfiye edilmesi değil; siyasî alanın ahlâkî sınırlar içinde yeniden tanımlanmasıdır. Ankara’nın başkent oluşu, bu yeniden tanımlamanın mekânsal karşılığıdır.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında alınan kararların sertliği, çoğu zaman bu ahlâkî sürekliliğin yok sayıldığı şeklinde yorumlanır. Oysa mesele bu kadar basit değildir. Ankara’da kurulan yeni merkez, geçmişten devralınan manevî mirası doğrudan sürdürmemiş olabilir; fakat onu bütünüyle reddetmemiştir. Devletin laikleşme süreci, toplumla bağların tamamen koparılması şeklinde değil, kontrollü ve tedricî bir dönüşüm olarak yürütülmüştür. Bu tedricîlik, Ankara’nın tarih boyunca taşıdığı ölçü fikriyle örtüşür.

Ankara’nın “sessiz başkent” olarak nitelenmesi de bu bağlamda anlam kazanır. Bu şehir, ideolojik gösterilerin, taşkın sembollerin ve ani kopuşların merkezi olmamıştır. Burada siyaset, çoğu zaman yüksek sesle değil; uzun tartışmalar ve ağır kararlar yoluyla şekillenmiştir. Bu tavır, Ankara’nın tarihsel karakterinin modern dönemdeki yansımasıdır. Devlet, burada kendini aceleyle değil; düşünerek kurmuştur.

Bu düşünme biçimi, Ankara’nın toplumsal dokusuyla doğrudan ilişkilidir. Uzun süreli yerleşim, görece sınırlı nüfus hareketliliği ve bürokratik ağırlık, bu şehirde siyasetin duygusal dalgalanmalardan görece uzak kalmasını sağlamıştır. Ankara, bu yönüyle kitlelerin ani tepkilerinden çok, kurumsal aklın merkezi olmuştur. Kurumsal akıl ise ahlâkî sınırları tamamen göz ardı ettiğinde sürdürülebilirliğini kaybeder.

Bu nedenle Ankara’da kurulan modern devlet, geçmişteki manevî merkezli yapıyla doğrudan bağ kurmasa bile, onun ürettiği denge refleksini devralmıştır. Devletin sertleştiği anlarda bile, bu sertlik bütünüyle keyfî bir hâl almamıştır. Hukuk, kurumlar ve süreklilik fikri, Ankara’da her zaman belirli bir ağırlık taşımıştır. Bu ağırlık, şehrin tarih boyunca taşıdığı ahlâkî zeminin modern biçimidir.

Ankara’nın başkentlikten sonra da merkez olma vasfını koruması, bu sürekliliğin sonucudur. Başkentlik, bu şehir için bir son değil; yeni bir başlangıçtır. Ancak bu başlangıç, sıfırdan değildir. Ankara, daha önce de defalarca “yeniden başlama” anlarına sahne olmuş bir merkezdir. Modern devletin kuruluşu, bu zincirin son halkasıdır.

Burada Ankara’nın Türk tarihindeki yeri nihai biçimini alır. Bu şehir, yalnızca geçmişin yükünü taşımış değildir; bu yükü geleceğe aktarabilecek bir forma sokmuştur. Manevî merkezden siyasî merkeze uzanan çizgi, kopuk değil; dönüşümlüdür. Ankara’nın başarısı, bu dönüşümü mümkün kılabilmesindedir.

Bu nedenle Ankara’nın başkentliği, yalnızca idarî bir tercih olarak okunamaz. Bu başkentlik, tarih boyunca biriken ahlâkî ve zihnî sermayenin kurumsal bir çerçeveye kavuşmasıdır. Devlet, bu şehirde kendini yeniden tanımlarken, geçmişin tamamını reddetmemiş; onu dönüştürmüştür. Dönüşüm, kopuştan daha zordur. Ankara, bu zorluğu taşıyabilmiş bir merkezdir.

Bugün Ankara’nın ağır, mesafeli ve zaman zaman soğuk görünen yüzü, bu tarihsel yükün sonucudur. Bu şehir, duygularla değil; sorumlulukla hareket etmeyi öğrenmiştir. Türk devlet geleneğinin en zor sınavları, bu sorumluluk bilinciyle aşılmıştır. Ankara, bu bilincin mekânıdır.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANKARA
YAZARLAR
Dağıstan Türkmen
Dağıstan Türkmen
Orta Asya açılımında stratejik bir eşik
İzzet Sevimli
İzzet Sevimli
Tarımda bugün konuşmamız gereken mesele
Talat Paşa Aydemir
Talat Paşa Aydemir
BAŞKENTLİĞİN NİHAİ GEREKÇESİ: KARAR AHLAKININ GELECEĞİ
Erkan Zorlu
Erkan Zorlu
Sessiz izleme çağında istihbarat
Oylum Demiray
Oylum Demiray
Geçiş süreci nasıl olacak?
Ali Kemal Koçak
Ali Kemal Koçak
Eşit yurttaşlık safsatası neyin hesabı
TWITTER'DA ANKARA GAZETESİ
FACEBOOK'TA ANKARA GAZETESİ
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Türkiye'nin aktif dış politikasını nasıl buluyorsunuz?

Doğru Buluyorum
Yanlış Buluyorum
Fikrim Yok

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
ANKARA GAZETESİ
Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Ankara Psikolog