Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji Kim Kimdir?
PFDK’dan Fenerbahçe, Beşiktaş ve Kocaelispor’a Para Cezası
PFDK’dan Fenerbahçe, Beşiktaş ve Kocaelispor’a Para Cezası
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya, Arjantin ve Katar Büyükelçilerini Kabul Etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya, Arjantin ve Katar Büyükelçilerini Kabul Etti
Bakan Tunç: Çözüm Yeni ve Sivil Anayasa
Bakan Tunç: Çözüm Yeni ve Sivil Anayasa
Aralık 2025 Sanayi Üretimi Verileri Açıklandı
Aralık 2025 Sanayi Üretimi Verileri Açıklandı
İnşaat Maliyet Endeksinde Yıllık Artış Yüzde 24’ü Aştı
İnşaat Maliyet Endeksinde Yıllık Artış Yüzde 24’ü Aştı

Talat Paşa Aydemir

KARARIN KURUMA DÖNÜŞMESİ: ANKARA’DA DEVLET AKLININ KALICILIĞI
5 Mart 2025 Çarşamba

Karar ahlâkı, bireylerin sezgileriyle sınırlı kaldığında kırılgandır. Kalıcılık, ancak bu ahlâk kuruma dönüştüğünde sağlanabilir. Ankara’nın Türk tarihindeki ayırt edici özelliği, zor kararların yalnızca güçlü şahsiyetlere bağlı kalmaması; zamanla kurumsal bir refleks hâline gelmesidir. Bu dönüşüm, merkez olmanın en zor ama en gerekli aşamasıdır.

Ankara’da karar, tek bir iradenin ani tercihi olarak değil, ortak bir tartının sonucu olarak şekillenmiştir. Bu tartı, kurumlar arasında kurulan dengeyle işler. Kurumlar, kararın hızını yavaşlatır; ama isabetini artırır. Ankara’nın bürokratik ağırlığı çoğu zaman eleştirilir. Oysa bu ağırlık, kararın kişisel heveslere teslim edilmemesinin sigortasıdır. Merkez olmanın bedeli burada bir kez daha görünür hâle gelir.

Bu kurumsallaşma, Ankara’nın tarihî hafızasıyla beslenmiştir. Geçmişte yaşanan kırılmalar, yanlış kararların ya da ölçüsüz adımların nasıl ağır sonuçlar doğurduğunu öğretmiştir. Bu öğretinin kuruma dönüşmesi, Ankara’nın merkez olarak kalabilmesinin temel şartıdır. Kurumlar, hatırlamanın resmî biçimidir. Ankara’da kurumlar, yalnız iş görmek için değil; unutmamak için vardır.

Kurumsal karar ahlâkı, Ankara’nın modern dönemdeki rolünü de belirlemiştir. Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde alınan kararlar, bireysel cesaret kadar kurumsal dengeye de dayanır. Bu denge, değişimin hızını kontrol altına almış, kopuşun yıkıcı olmasını engellemiştir. Ankara, bu süreçte yalnız bir başkent değil; bir denge makinesi olarak işlemiştir.

Bu makinenin sessizliği, yanlış anlaşılmamalıdır. Sessizlik, hareketsizlik değildir. Aksine, sessizlik, çok sayıda ihtimalin aynı anda tartıldığı bir yoğunluk hâlidir. Ankara’da kararlar, çoğu zaman kamuoyunun gözünden uzak biçimde olgunlaşır. Bu olgunlaşma, kararın toplum tarafından taşınabilir olmasını sağlar. Taşınamayan kararlar, ne kadar doğru olursa olsun uzun ömürlü değildir.

Ankara’nın karar ahlâkının kurumsallaşması, merkez ile çevre arasındaki ilişkiyi de düzenlemiştir. Merkez, her şeyi belirleyen bir güç odağı olmaktan ziyade, dengeleyici bir referans noktası olarak çalışmıştır. Bu çalışma biçimi, merkezîyetçiliğin aşırılığa dönüşmesini engellemiştir. Ankara’nın merkez oluşu, mutlak hâkimiyet değil; ölçülü yönlendirme üretmiştir.

Bu noktada Ankara’nın başkentliği, nihai anlamını kazanır. Başkent olmak, yalnızca kararların alındığı yer olmak değildir; kararların kalıcı hâle getirildiği yerdir. Ankara, bu kalıcılığı sağlayabilecek kurumsal zemini tarih boyunca inşa etmiştir. Bu inşa, kısa vadeli başarılar üretmemiş olabilir; fakat uzun vadeli istikrar üretmiştir.

Karar ahlâkının kuruma dönüşmesi, Ankara’nın tarih içindeki en büyük başarısıdır. Çünkü bireyler gider, kurumlar kalır. Ankara’da kurulan merkez, bu gerçeğin bilinciyle hareket etmiştir. Devletin devamlılığı, bu bilincin kurumsal ifadesidir. Ankara, bu ifadeyi taşıyabilecek bir merkez olmuştur.

Buradan bakıldığında Ankara’nın ağır temposu, bir hantallık değil; bilinçli bir yavaşlıktır. Bu yavaşlık, kararların aceleyle tüketilmesini engeller. Ankara’da zaman, kararın lehine çalışacak şekilde kullanılır. Bu kullanım, tarih boyunca defalarca sınanmış ve çoğu zaman doğrulanmıştır.

Bu bölümle birlikte 4. makale, nihai muhasebeye yaklaşmıştır. Karar ahlâkının bireyden kuruma, oradan devlete dönüşen hattı netleşmiştir. Ankara, bu hattın kopmadığı nadir merkezlerden biridir.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANKARA
YAZARLAR
Dağıstan Türkmen
Dağıstan Türkmen
Orta Asya açılımında stratejik bir eşik
İzzet Sevimli
İzzet Sevimli
Tarımda bugün konuşmamız gereken mesele
Talat Paşa Aydemir
Talat Paşa Aydemir
BAŞKENTLİĞİN NİHAİ GEREKÇESİ: KARAR AHLAKININ GELECEĞİ
Erkan Zorlu
Erkan Zorlu
Sessiz izleme çağında istihbarat
Oylum Demiray
Oylum Demiray
Geçiş süreci nasıl olacak?
Ali Kemal Koçak
Ali Kemal Koçak
Eşit yurttaşlık safsatası neyin hesabı
TWITTER'DA ANKARA GAZETESİ
FACEBOOK'TA ANKARA GAZETESİ
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Türkiye'nin aktif dış politikasını nasıl buluyorsunuz?

Doğru Buluyorum
Yanlış Buluyorum
Fikrim Yok

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
ANKARA GAZETESİ
Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Ankara Psikolog