Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji Kim Kimdir?
Trafik Cezalarını Artıran Düzenleme TBMM'de Kabul Edildi
Trafik Cezalarını Artıran Düzenleme TBMM'de Kabul Edildi
Aralıkta Ücretli Çalışan Sayısı 15,7 Milyonu Aştı
Aralıkta Ücretli Çalışan Sayısı 15,7 Milyonu Aştı
Gümrüklerde 1 Tonu Aşan Uyuşturucu Yakalandı
Gümrüklerde 1 Tonu Aşan Uyuşturucu Yakalandı
TDK’dan Türkçe Çalıştayı
TDK’dan Türkçe Çalıştayı
FETÖ Operasyonunda 93 Müfettiş Gözaltında
FETÖ Operasyonunda 93 Müfettiş Gözaltında

Talat Paşa Aydemir

ŞEHİR DOKUSUNDAN MERKEZ OLMAYA: ANKARA’NIN KALICI KAPASİTESİ
17 Mart 2025 Pazartesi

Bir şehrin merkez olabilmesi, yalnız idari bir kararla mümkün olmaz. Merkez, zaman içinde hak edilerek oluşur. Ankara’nın tarih boyunca merkez niteliği kazanmasının arkasında, kale–çarşı–mahalle bütünlüğüyle kurduğu istikrarlı şehir dokusu vardır. Bu dokunun en önemli özelliği, şehri yalnızca ayakta tutmakla kalmaması; onu taşıyabilir hâle getirmesidir.

Kale, Ankara’da güvenliği temsil eder; fakat bu güvenlik, şehri içine kapatan bir sur mantığı üretmemiştir. Aksine kale, şehrin çekirdeği olarak, genişlemeyi yönlendiren bir referans noktası olmuştur. Çarşı, bu çekirdeğin etrafında hayatı dolaşıma sokmuş; mahalleler ise bu hayatı kalıcı kılmıştır. Bu üç unsurun birlikte işlemesi, Ankara’yı geçici bir merkez değil, sürekliliği olan bir şehir hâline getirmiştir.

Merkez olmanın en önemli şartı, krizlere dayanabilmektir. Ankara’nın şehir dokusu, bu dayanıklılığı üretmiştir. Çarşı çöktüğünde mahalle ayakta kalmış; mahalle sarsıldığında kale ve merkez işlevini sürdürmüştür. Bu karşılıklı destek, şehirde tam bir çözülmenin yaşanmasını engellemiştir. Ankara’nın uzun tarihsel yürüyüşünde “yeniden toparlanabilme” kabiliyeti, işte bu dokudan beslenmiştir.

Şehir dokusunun bu niteliği, Ankara’yı idari merkez olmaya da hazırlamıştır. Hayatın düzensiz aktığı, mahalle bağlarının koptuğu, çarşının çözüldüğü bir şehirde merkezî görevler uzun süre taşınamaz. Ankara ise, gündelik hayatı istikrarlı biçimde sürdürebilen bir şehir olarak, merkez olmanın yükünü kaldırabilecek zemini önceden oluşturmuştur. Bu nedenle Ankara’nın merkezliği, ani bir yükseliş değil; uzun bir birikimin sonucudur.

Ankara’nın şehir olarak geliştirdiği bu kapasite, onu diğer iç şehirlerden ayırır. Pek çok şehir savunma, ticaret ya da yerleşim bakımından öne çıkabilir; ancak Ankara, bu unsurları denge içinde tutabilmiştir. Denge, şehirlerin uzun ömürlü olmasının temel şartıdır. Aşırı büyüyen ya da aşırı kapanan şehirler, tarih içinde hızla yıpranır. Ankara, bu iki uçtan da kaçınmıştır.

Bu kaçınma, bilinçli bir tercih olmanın ötesinde, şehir hayatının doğal sonucudur. Kale–çarşı–mahalle düzeni, Ankara’da kendiliğinden oluşmuş bir şehir ahlâkı üretmiştir. Bu ahlâk, ölçüyü, sabrı ve sürekliliği esas alır. Ankara’nın ağır ve sakin karakteri, bu ahlâkın mekâna yansımış hâlidir.

Sonuç olarak Ankara’yı merkez yapan şey, yalnız büyük tarihî hadiseler değildir. Asıl belirleyici olan, bu hadiselerin üzerinde gerçekleştiği şehir dokusudur. Ankara, hayatın her gün yeniden kurulabildiği bir şehir olduğu için merkez olabilmiştir. Bu yeniden kuruluş, şehrin kalıcılığını sağlamış; onu geçici rollerin ötesine taşımıştır.

Kale güvenlik sağlamıştır.
Çarşı hayatı taşımıştır.
Mahalle sürekliliği korumuştur.

Bu üçlü yapı, Ankara’yı bir şehir olmaktan çıkarıp merkez kapasitesi olan bir organizma hâline getirmiştir.

Ve bu kapasite, Ankara’nın tarih boyunca neden hep yeniden çağrıldığını açıklamaya yeterlidir.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ANKARA
YAZARLAR
Talat Paşa Aydemir
Talat Paşa Aydemir
HAK EDİLMİŞ MERKEZ: ANKARA’NIN SON SÖZÜ
Dağıstan Türkmen
Dağıstan Türkmen
Orta Asya açılımında stratejik bir eşik
İzzet Sevimli
İzzet Sevimli
Tarımda bugün konuşmamız gereken mesele
Erkan Zorlu
Erkan Zorlu
Sessiz izleme çağında istihbarat
Oylum Demiray
Oylum Demiray
Geçiş süreci nasıl olacak?
Ali Kemal Koçak
Ali Kemal Koçak
Eşit yurttaşlık safsatası neyin hesabı
TWITTER'DA ANKARA GAZETESİ
FACEBOOK'TA ANKARA GAZETESİ
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Türkiye'nin aktif dış politikasını nasıl buluyorsunuz?

Doğru Buluyorum
Yanlış Buluyorum
Fikrim Yok

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
ANKARA GAZETESİ
Ana Sayfa Gündem Siyaset Ekonomi Asayiş Eğitim-Bilim Kültür-Sanat Sağlık-Yaşam Spor Yerel Haberler Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Ankara Psikolog