Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkan Yardımcısı Ekrem Çelebi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın grup toplantısında ortaya koyduğu çerçeveye iştirak ettiğini belirterek, terörsüz Türkiye sürecinin yalnız güvenlik başlığıyla okunamayacağını, bunun devlet aklı, bölgesel denge ve iç siyasi istikrar başlığıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Çelebi’ye göre komisyon raporu sonrasında girilen yeni aşama, teknik değil stratejik bir eşik niteliği taşıyor. Bu dönemde sahadaki gelişmeler kadar siyasi iradenin dili, toplumsal destek zemini ve kurumlar arası eşgüdüm de belirleyici olacak.
Sürecin geldiği noktada güvenlik perspektifinin yalnızca tehdit yönetimiyle sınırlı tutulamayacağını kaydeden Çelebi, Türkiye’nin aynı zamanda yeni bir istikrar mimarisi kurmaya yöneldiğini değerlendirdi.
SAHADAKİ HAREKETLİLİK YENİ DÖNEMİN İŞARETİ
Çelebi, son dönemde sınır hattı, diplomatik temaslar ve iç siyasi söylemde görülen paralelliğin dikkat çekici olduğunu söyledi. Bunun kontrollü bir geçiş dönemi görüntüsü verdiğini hatırlattı.
Sahadaki hareketliliğin yalnız askeri veya güvenlik eksenli okunmasının eksik kalacağını belirten Çelebi, bu zeminde siyasi normalleşme alanlarının da güçlenebileceğini ifade etti. Türkiye’nin terörle mücadelede elde ettiği kazanımların, bundan sonraki safhada kalıcı düzen kurma hedefiyle birleştiğini kaydetti.
Bu aşamada provokasyon risklerine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Çelebi, süreçleri bozmaya dönük psikolojik ve siyasi müdahale girişimlerinin dışlanamayacağını değerlendirdi.
OLASI ADIMLAR SİYASİ DESTEKLE ŞEKİLLENEBİLİR
Çelebi, önümüzdeki dönemde Meclis zemininde daha görünür temaslar, hukuki uyum adımları ve toplumsal mutabakatı besleyecek düzenlemelerin gündeme gelebileceğini söyledi.
Bu çerçevenin yalnız iç politika değil, Türkiye’nin bölgesel pozisyonu açısından da anlam taşıdığını belirten Çelebi, güvenlik kazanımlarının diplomatik derinlik üretmesi halinde sürecin daha güçlü ilerleyebileceğini ifade etti.
Stratejik çerçevede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türk-Kürt-Arap ittifakı vurgusunun ayrıca dikkat çekici olduğunu belirten Çelebi, bu yaklaşımın güvenlik meselesini bölgesel işbirliği eksenine taşıyan bir okuma sunduğunu değerlendirdi.
Türkiye’nin burada yalnız izleyen değil yön veren aktör olduğunu kaydeden Çelebi, Ankara’nın geliştirdiği modelin sınır güvenliği ile siyasi istikrar arasında yeni denge aradığını söyledi.
Geniş kapsamlı analizinde Çelebi, terörsüz Türkiye başlığının ekonomik yatırım ortamı, toplumsal huzur, dış politika manevra alanı ve demokratik kapasiteyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti. Çelebi’ye göre bu sürecin başarıyla ilerlemesi, yalnız bir güvenlik dosyasının kapanması anlamı taşımıyor; Türkiye yüzyılı hedeflerinde yeni hızlanma zemini anlamı da taşıyor.
Çelebi, Cumhurbaşkanının ortaya koyduğu iradenin bu nedenle yalnız siyasi beyan değil, stratejik yön tayini olarak okunması gerektiğini belirtti.